Murat Dalkılıç ölümden döndü
Murat Dalkılıç ölümden döndü
Rumy Al-Qahtani'den Türkiye mesajı
Rumy Al-Qahtani'den Türkiye mesajı
2024 Ocak ayına dair turizm verileri
2024 Ocak ayına dair turizm verileri
Cep telefonu şebekesi 30. yılı
Cep telefonu şebekesi 30. yılı
123456789
Murat Dalkılıç ölümden döndü
Murat Dalkılıç ölümden döndü
Rumy Al-Qahtani'den Türkiye mesajı
Rumy Al-Qahtani'den Türkiye mesajı
2024 Ocak ayına dair turizm verileri
2024 Ocak ayına dair turizm verileri
Cep telefonu şebekesi 30. yılı
Cep telefonu şebekesi 30. yılı
123456789

Kas ve karın ağrısı, yüksek ateş, ishal...

Atılım Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık, Kurban Bayramı sebebiyle kesilecek hayvanlardan leptospira hastalığı bulaşabileceğini belirterek, vatandaşları dikkatli olmaya davet etti.

İleyda Özmen

ANKARA- Atılım Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Saltık, son dönemde yağışlarla artan su baskınlarına bağlı olarak gündeme gelen “leptospira” hastalığına işaret ederek, "Hastalık; ateş, kas ağrıları, karın ağrıları, yüksek ateş, ishal, deride sarılık, alt göz kapağında sarılık, karaciğer ve dalakta büyüme, böbrek işlevlerinde bozukluk, gözde kızarıklıkla birlikte kanlanma ve deri altında kanamalı döküntü belirtileri gösteriyor. Tanı koymak kolay olmuyor. O yüzden özellikle hastalığın sık görüldüğü yerlerde ve dönemlerde hekimlerin bu hastalıktan kuşku duyması lazım" dedi. 

Saltık, “leptospira” hastalığı hakkında GAZETE DURUM'un sorularını şöyle yanıtladı: 

"Leptospira” bakteriyel bir hastalık: Leptospira hastalığı bir bakteriyel hastalık. Bakterilerden insanlara geçiyor. Koyunlar, keçiler, sığırlar, domuzlar, evcil ve vahşi kemiriciler, geyikler, tavşanlar gibi hayvanlarda ve sıklıkla köpeklerde bu hastalığı görüyoruz. Leptospira, hayvanlardan insanlara geçen bir zoonoz hastalığı. Bunun tipik örneklerden birisi kuduz. Tıp doktoru Dr. Weil, bu hastalığı 1886'da tanımladı. Dolayısıyla onun adıyla da biliniyor. Hastalığın farklı adları var. Üreticilerin pirinç tarlalarında çıplak ayakla dolaşmaları yüzünden, “pirinç tarlası hastalığı” olarak da tanınıyor. Hastalık, tarlada çıplak ayakla dolaşanların ayaklarındaki yaralara bakterilerin bulaşmasıyla ortaya çıkabiliyor.

Kurban Bayramı'nda risk arttı: Kurban Bayramı içindeyiz. Belki de 3 milyona yakın hayvan kesilecek. Bu nedenle "leptospira" riskinin arttığından söz edebiliriz. Son günlerde ülkemizde ve dünyada küresel ısınmaya bağlı olarak ardışık sel afetleri var. Bunlar leptospira hastalığının ataklarını arttırıyor, dolayısıyla hasta hayvanlardan rahatlıkla insanlara geçebiliyor. Hasta hayvanların idrarları, vücut sıvıları, plasentaları hastalığı bulaştırıyor. Kurban edilecek bütün hayvanların veteriner hekim kontrolünden geçmiş olması lazım. Çıplak elle hayvan dokularına dokunmamak gerekiyor. Leptospira'nın gözlere sıçramaması ve solunum yoluyla alınmaması için siper takılması, eldiven kullanılması ve çizme giyilmesi gibi önlemler alınmalı. Hayvanların, özellikle de köpeklerin yavruyken aşılanmaları gerekiyor.

Yağmur mevsimlerinde hastalık artış gösteriyor: Elimizde, bedenimizde özellikle çıplak ayakta yaralanma, kesik varsa, çamur haline gelmiş topraktaki ve kirlenmiş sulardaki bu bakteriler vücuda girebiliyor. Özellikle pirinç tarlalarında ve çiftliklerde çalışanların kişisel koruyucu giymesi gerekiyor. Gözden de bulaşabildiği için yüz siperi takılması lazım. Mezbaha işçilerinin, veterinerlerin, avcıların, balıkçıların, kanalizasyon işçilerinin, madencilerin, askerlerin çok dikkat etmesi gerekiyor. Mutfaklarda da fareye karşı önlemler alınmalı. Özellikle yağmur mevsimlerinde yaz sonunda ilkbaharda hastalığın tırmanma gösterdiğini biliyoruz. Dünya genelinde ciddi bir hastalık olarak biliniyor. Türkiye için elimizde net rakamlar yok. Yer yer leptospira olguları bildiriliyor. Hastalığın henüz etkili bir aşısı yok.

Çeşme suyu ve denizlere dikkat: Bakterinin bulaşma ihtimaline karşı kent sularının ya da toplu kullanıma açılan içme sularının mutlaka uygun bir biçimde klor ve çözeltileriyle veya kimyasal etkenlerle dezenfekte edilmesi gerekli. Bakteri kirli nehir sularında 5-6 gün, deniz suyunda 18-20 saat kadar yaşayabiliyor. Dolayısıyla sel afetlerinden sonra nehirlerin, akarsuların denize ulaştığı yerlerde eğer bir dalga yoksa, o noktalarda bakterinin etkisi 1 gün sürebiliyor. Bu bölgelerde denize girilmemeli. Bakteri doğal koşullarda 50-55 derecede yarım saatte ölüyor.


Tanı koymak kolay olmuyor: Hastalık; ateş, kas ağrıları, karın ağrıları, yüksek ateş, ishal, deride sarılık, alt göz kapağında sarılık, karaciğer ve dalakta büyüme, böbrek işlevlerinde bozukluk, gözde kızarıklıkla birlikte kanlanma ve deri altında kanamalı döküntü belirtileri gösteriyor. Tanı koymak kolay olmuyor. O yüzden özellikle hastalığın sık görüldüğü yerlerde ve dönemlerde hekimlerin bu hastalıktan kuşku duyması lazım. Diğer hastalıklardan ayırt edilmesi için kanamalı deri döküntüleri ve ateşin birlikte görülüp görülmediğine bakılmalı. Tedavide geç kalınmazsa antibiyotik kullanılıyor. Eğer erken tedavi edilmezse başta böbrek işlevlerinin bozulması, karaciğer yetmezliği, solunum güçlükleri ve menenjit görülebiliyor ve ölüme kadar götürebiliyor.